Yukarı Çık
ÇAĞININ ÖTESİNDE BİR SANATKAR: ALİ SARAÇ
7 Eylül 2021 Salı 16:04:58
3963 kez okundu.
İstanbul’un sosyokültürel değerleri üzerine yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Ordulu araştırmacı Güven Bayar bu kez Ordu’nun resimli tabela tarihine ışık tutuyor. Sürdürdüğü bir araştırma esnasında 1960’lı yıllarda yapılan bir resimli dükkan tabelasına rastlayan Bayar, tabela üzerinde yazan Ali Saraç imzasını fark etti. Yaptığı uzun araştırmalar sonucunda Ali Saraç’ın Trabzon ve Ordu bağlantısını tespit etti. Trabzon’da Ali Saraç’ın oğlu Selahattin Saraç’a ulaştı. Ali Saraç’ın Ordu için yapmış olduğu tabelaların resimlerini gördükçe Ordu’nun kent hafızası ve sosyokültürel tarihi için resimleri tasnif etmeye başladı. Tabelaların yapıldığı yılları ve fotoğrafların hikayelerini ve tüm arşivi uzun süren görüşmeler ve araştırmalar sonucu detaylandırdı. 

Güven Bayar konuyla ilgili şöyle diyor;  “Ordu kent tarihi, mimarisi ve sanat tarihi üzerine detaylı araştırmalar yapmamız gerekiyor. Ordu’nun köylerinden kent merkezine yıllar içinde yaşanan göçle birlikte kent kültürünün günlük rutinlerini, alışkanlıklarını, kentin buluşma noktaları olan mekanları, kültürel çeşitliliği ve zenginliği koruyamadık. Bu değişimde çağın koşulları da etken. Resimlerde 1963 yılında açılan Buket Pastanesi’ni gördüğümde Baki (Kamber) Bey’i arayıp Ali Saraç’ı sordum. Baki Bey hemen hatırladı ve konuşma esnasında “O dönemde böyle bir tabela yapmak o kadar pahalıydı ki hatta babam kızmıştı, ama ben istiyordum, çünkü başka türlü düşünemezdim.” dedi. O dönem yaşayan insanlar rafine zevkleri olan, her şeyin özenlisini, güzelini arayan çabuk tatmin olmayan titiz kişilerdi. Ordu’da uzun dönem faaliyet gösteren kuşaklar arası kent hafızamızı canlı tutan mekanlar ve yapılara yönelik Belediyenin teşvik edici bir takım çalışmalar yapması gerekiyor. “

Güven Bey’in aktardıklarına göre Ali Saraç’ın babası Bekir Saraç, Trabzon’da gümrük muhafaza memurudur. Bekir Bey 1916’da Rusların Trabzon işgali sırasında Ordu’da yaşamış ve daha sonra Trabzon’a geri dönmüştür. Saraç ailesinin Ordu ile bağı da ilk bu dönemde kurulmuştur. Karadeniz’in ilk tabela ressamı Ali Saraç da ilk ve orta öğrenimini Ordu’da tamamlamıştır. Öğretmenleri resim ve yazı kabiliyetini fark etmiştir. O yıllarda askeri inzibatların kolluklarını ve küçük tabelalar yaparak mesleğe ilk adımlarını atmış. 1940’lı yılların sonlarına doğru Ali Saraç İstanbul’a giderek Karaköy’de Ermeni ustalardan altın varak ve işin inceliklerini öğrenmiş. 1942 yıllarında Trabzon’a dönerek ilk işyerini burada açmış. Ülkenin içerisinde bulunduğu zor durum nedeniyle bir süre Ordu’da da çalışmış. Düz Mahalle’de eskiden elektrik fabrikası olarak kullanılan binanın karşısında evleri varmış. Ali Bey’in kızı Nilgün Hanım okula 19 Eylül İlkokulu’nda başlamış. Ali Bey daha sonra Trabzon’a dönerek tabelacılık mesleğine devam etmiş.

1964 yılının sonunda Trabzon’dan Almanya’ya “mesleğin inceliklerini öğrenmeye gidiyorum” diyerek ayrılan Ali Bey, Almanya’da 10 yıl kalıyor. Her yıl ailesini ziyarete gelen Ali Saraç, Almanya’da farklı fabrikalarda tabela yazıları yazmaya devam etmiş. Lastik damga tekniğini Almanya’da öğrenen Ali Saraç, Türkiye’de ilk kez bu uygulamayı hayata geçiren kişidir. Ali Bey, 1974 yılında memlekete kesin dönüş yapar. Ailesinin aktardığına göre Trabzon Uzun Sokak’ta, şimdiki 1 nolu sağlık ocağı karşısında açtığı dükkanında çalışmalarına kaldığı yerden devam eder.

Usta ellerden çıkan sayısız tabelalardan biri, Ürer Lastikleri firmasına ait. 1950lerden 70’li yıllara kadar üretim yapan ve Ordu’nun Ünye ilçesinde, Tabakhane Deresi kenarında bulunan Ürer Lastikleri’nin tabelası Ali Saraç imzalı. Firma o zamanlar topladığı hurda kamyon lastiklerini öğüterek hamur haline getirip kalıplarda pişirerek ayakkabı yapıyordu. Kara lastiklere öyle bir talep vardı ki diğer iller ve ilçelerden gelen insanlar bu ayakkabılardan yüzlerce alıp gittikleri yerde satıyordu. Durum böyle olunca bu yerler için de tabela ihtiyacı doğuyordu. Bu ihtiyacı gideren ise Ali Saraç’tı. Hatta 1950’li yılların ortasında Erzurum yolu üzerinde bulunan tabelaya kızı Nilgün Saraç’ı resmettiği görülüyor.

(Fotoğraftaki Ali Saraç'ın kızı Nilgün Saraç. Ali Saraç'ın kızının bulunduğu tabela Gümüşhane'ye bağlı Kale Köyünde eski bir dükkanda hala asılıdır)

Ordu’nun markalarından, hatta bir kuşağın buluşma noktası olan Buket Pastanesi’nin tabelasının mimarı da yine Ali Saraç’tır. Buket Pastanesi’nin sahibi Baki Kamber’in arkadaşı olan Ali Saraç yine döneminin çok ilerisinde bir tabela ortaya koymuştu. Şehrin eskilerine anılarını hatırlatacak, görünce duygulandıracak o resimli tabela…


 
Ali Saraç, bir babanın acısını da mezar taşına yansıtmış. Ordu’da o yıllarda çıkan bir yangında Kader isminde küçük bir kız çocuğu hayatını kaybetmiş. Kader’in yangında vefat etmesi ve babasının “Kızımın kalbi yandı” diyerek ağlaması üzerine Ali Saraç, Kader için cam fanus içinde kırmızı bir kalp olarak görülen o dönem teknolojisinde pek rastlanmayan ışıklı bir mezar taşı yapmış.

Ali Saraç, Ordu’daki dükkanların yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının da tabelalarını yaptı. Günümüze fotoğrafları ulaşan o tabelalardan birisi de Ordu Bölgesi İnşaat İşçi ve Sanatkarlar Sendikası’na ait tabela. Ali Bey, yaptığı her iş gibi bu tabelanın yanında da fotoğraf çektirmiş ve günümüze ulaşmasını sağlamıştır.

Fotoğraflar aslında o zamanki esnafın işletmelerine ne kadar özen gösterdiğini de ortaya koyar cinsten. Adeta tabela kirliliği yaşanan günümüze inat onlarca yıl önce o günün teknolojisi ile Ali Saraç imzası altında çıkan tabelalar o dönemler bu kültüre verilen önemi de gözler önüne seriyor. Teknolojinin bu kadar ileri olmadığı o yıllarda bu tabelaları yapmak bir sanattı. Tabelalar, Orduluların bu konuda ne kadar özenli olduğunu ortaya koyar cinsten. Kimi zaman okul, kimi zaman terzi, kimi zaman lokanta... Hepsinin ortak noktası, Ali Saraç’ın sanatından faydalanarak özenle hazırlanan tabelaları kullanmaları.

Ali Saraç’ın imzasını taşıyan tasarımlardan birisi de o dönemde Ali Osman Ulusoy tarafından kurulan otobüs firması Ulusoy’un logosu. Türkiye’ye mal olan firmanın ilk logosu yine dönemin çok ilerisinde işler ortaya koyan Ali Saraç tarafından yapıldı. Ali Osman Ulusoy, Ali Saraç’ın Trabzon’dan çocukluk arkadaşıymış. Ali Saraç, Ulusoy’a yedi kardeşi temsilen yedi yeleli bir aslan logosu tasarlıyor ve otobüs camlarına tek tek resmediyor. Bu işiyle çok beğeni toplayan Ali Saraç, farklı otobüs firmalarından kendileri için logo tasarlanması talepleri alıyor. Bu firmaların isimlerini bugün bilemiyor olsak da fotoğraflarına rastlıyoruz.


 
Ali Saraç sadece Ordu’da değil tüm Karadeniz’de estetik değeri yüksek işler yaptı. Fotoğraflara baktığımızda bir dönemin tabela estetiğini ve aynı zamanda Ali Saraç’ın yüksek sanat zevkini görüyoruz. Fotoğrafların aktardıklarının yanı sıra ailesinin anlattıklarından mesleğine verdiği önem ve gösterdiği özen anlaşılıyor. Güven Bayar, tüm bunların toplumsal hafızada yitip gitmemesi için ailesiyle yapılan görüşmeler ve geniş fotoğraf arşiviyle Ordu’nun toplumsal tarihine de katkı olacak bir belgesel hazırlanması için Ordu Altaş Tv ile çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu söyledi.

Ali Saraç, arkasında kentin mimari estetiğine ve dönemin nahifliğine şahitlik edecek yüzlerce eser bırakarak 29 Şubat 1980 yılında aramızdan ayrıldı.

Araştırmacı Güven Bayar.

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Tarafımızdan izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.