Yukarı Çık
Mehmet Sabri Uğurbaş

Mehmet Sabri Uğurbaş

YÜZÜNÜZ MÜ YOK, SÖZÜNÜZ MÜ?

BORSALAR FİYATI NASIL BELİRLİYOR?

23 Eylül 2016 Cuma 11:00:18
2423 kez okundu.

Ordu’da kamuoyunun da yakından takip ettiği üzere Ordu Ticaret Borsası’nda fındık fiyatlarında bariz bir şekilde sabitleme söz konusu.

Fiyat ne artıyor, ne de azalıyor. Herhalde yeni politika böyle. Fındık manavları bile artış isterken fiyatın neredeyse 1 aydır 12 Lira 50 Kuruş’un üzerine çıkmayan fiyatın artması beklenirken, haftanın son günü düşürülmesiyle üreticiye hangi mesaj veriliyor?

Verilen mesaj açıkçası üreticiler olarak umurumuzda değil ama bizim verdiğimiz mesaj açık: “Her şeyin farkındayız ve oyunu görüyoruz.” Yani üreticiler artık her şeyin farkında. Pazara her hafta köyünden bir torba fındığıyla gelip, altın bozdururcasına fındığını satıp o parayla haftalık alışverişini yapan teyze de, torununa okul kıyafeti alan dede de fındığın bu fiyatı hak etmediğinin farkında.

İşin en üzücü tarafı, fındığa bu fiyatı reva görenler de bu fiyatı hak etmediğinin farkında. Sezona fırtına gibi başlayan ve artışla devam eden fiyat ne oldu da bir anda 12 Lira 50 Kuruş’a sabitledi ve bugün 12 Lira 15 Kuruş'a düşürüldü?

Cevap belli; “Borsalar fiyat belirlemez, piyasa fiyatının ortalamasını ele alır.”

O halde soruyoruz:

Madem ki, borsaların açıkladığı fiyat serbest piyasa fiyatının ortalamasıdır. Ordu Ticaret Borsası'nın açıkladığı fiyat Ordu piyasasının değil, İspanya ya da Gürcistan piyasasının ortalaması mı?... Çünkü Ordu'da serbest piyasada yani manavlarda ortalama fiyat 13 Lira 50 Kuruş iken, Ordu Ticaret Borsası'nda 12 Lira 15 Kuruş. Yani "hayırdır, bu fark nereye gidiyor?" diye soruyoruz. Ancak ne kadar sorarsak soralım Borsa yetkililerinden çıt çıkmıyor. Ordu Ticaret Borsası'nda fiyatı belirleyenler ya hiç sokağa çıkmıyor, ya da Ordu'da yaşamıyor. Ya da başka gerekçeler var onu bilemiyoruz. Bildiğimiz bir şey var ki; fındık bu fiyatı hak etmiyor ve borsa yetkilileri de bunun farkında. Bence bu nedenle susuyorlar.

Üreticiler “hakkımız bu değil” diye bas bas bağırıyor, yine susuyorlar.

Esnaflar “iş yapamıyoruz, alacaklarımız gelmiyor” diye feryat ediyor, yine susuyorlar.

STK temsilcileri “Fındıkta oyun oynanıyor, fiyatlar manipüle ediliyor” diye sesini yükseltiyor, yine susuyorlar.

Sürekli susuyorlar, kaçıyorlar. Makam odalarındaki deri kaplamalı koltukta, son model akıllı telefonlarıyla görüşmeler gerçekleştirirken dilleri çözülenler, “üreticinin alın terinin karşılığı neden verilmiyor?” diye sorulduğunda maalesef susuyor.

Neden ya da hangi gerekçelerle sustuklarını bilmiyoruz ancak Allah her şeyi gören ve bilendir. Biz Allah’a havale ediyoruz.

Ancak bizim bildiğimiz bir şey var, insan haksızlıkta 2 nedenden dolayı susar:

YA KONUŞACAK ‘YÜZÜ’ YOKTUR, YA DA SÖYLEYECEK ‘SÖZÜ’ YOKTUR.

İşte üreticiler en azından bunun cevabını bekliyor.

Yüzünüz mü yok, sözünüz mü?

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Tarafımızdan izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi kullanılamaz.